premier lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
premier lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2009 Salı

Vedalar

Tugay hakettiği gibi bıraktı.
Sunderland'liler diğer taraftan kendileri için güzel haberler gelince ceplerinden çıkarmışlar kartonları. Küme düşen taraf onlar olsa "ıkışta kartonlar g.te girecek"demek lazım.


Tugay'da güzel veda etti ama Kop Hyypia'ı ziyadesiyle güzel uğurladı.




Bu da Tuncay'ın vedası.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Küme Düş

Yılların muhabbetidir abi şu takım bu maçı kesin alacak?
-La hele bir söyle neden, tüyo mu geldi biryerlerden?
-Yok abi ne tüyosu, kazanmak zorundalar.
Bu mudur yani? "Filan takımı yenecez çünkü biz daha çok inanıyoruz, abartı konsantreyiz, aşırı odaklanmış durumdayız" demeçleri verilen ortamlarda tahmincinin felsefesi de budur. Bizim buralarda biraz geçerlidir aslında, hele iç saha takımıysa büyük ihtimal kazanır kazanmak zorunda olduğu maçları. Ama Premier ligin son haftasında aşağı uçacak 2 takım olmamak için mücadele eden 4 takımın hepsi yenildi.
Sunderland 2 - 3 Chelsea
Hull 0 - 1 Man Utd
Aston Villa 1 - 0 Newcastle
West Ham 2 - 1 Middlesbrough
Aşağıdakilerden hepsi kerizliktir de hangisi daha bir kerizliktir?
a)Küme düş.
b)Bütün sezon boyuna yenilen takım, son hafta da yenil, sen küme düş.
c)Son 29 maçında sadece 2 galibiyeti bulunan takım kümede kal, sen küme düş.
d)Dünyanın en zengin 20 kulübü içindeki takım ol, küme düş.
e)Bütün sezon toplamda 28 gol at, deplasmanda 11 maç üstüste kaybet ama sonuncusuna belki kazanırız lan diye çık, onu da kaybet,rekor kır, küme düş.

"Biz kesin yeniliyoz da diğerleri de baya bildiğin yeniliyor. Neyse bitse de gitsek. Seneye de yokum zaten burda, yerimde duramıyorum valla."

Hı, hı evet. Galibiyet yemini. Anlıyorum kuzum.


"Bir gol attık kendimden geçtim kümede kalsak götü başı dağıtırım valla"

Güzel foto, güzel vücut, güzel dövme.

Güzel foto, bu nasıl vücut, sade dövme

Hayran imzası atıyor da, bir de bu performansla haftalık 140k imza atacakmış ona yanarım.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

WBA 0 - 2 Liverpool



Nedense WBA'e saempatim var. Reklamsız forma mı, Kevin Phillips çıkardı onları geçen sene ondan mı bilmiyorum ama düşmelerini istemiyordum. Ama düştüler. Bu haftaki sonuçlarla WBA Liverpool'u yenseydi azımsanmayacak bir şansları olacaktı kümede kalmak için. Liverpool kazanmasa ne vardı sanki? Şampiyonluğu resmi olarak kaybetmiş Liverpool'a karşı maça da çok iyi başladılar, üstüste pozisyonlar buldular. Üstüne bir de yukarıdaki adam stoper Martis Gerrard'a asisti yapınca geri düştüler. İyi giden maçta rakibe topu kaptır, karşı karşıya bırak böyle utanırsın işte suratını kapatırsın. Saldırmaya maç boyu devam ettiler ama bir türlü içeri ittiremediler. Aslında bu maç sezonlarının özeti. Savunmada sürekli bariz hatalar yap, üstüne tonajla atak ya ama içeri bir türlü sokama o topu. Yine öyle oldu.

Birbirleriyle kapışan takım arkadaşları ikililerine Carragher-Arbeloa'yı da yazın. WBA ailecek yüklenirken Arbeloa efendi sürekli orta sahada kalıyor, en son kontraatak bile değil 4'e yakalandıkları bir pozisyonda Carragher Arbeloa'nın ifadesini alıyor. Aslında tam da alamıyor. Kaçan şampiyonlupun stresi var üzerinde biraz heralde. Araya Alonso giriyor, Agger giriyor en son hakem giriyor da öyle duruyorlar.
Ülke İngiltere olunca, WBA'liler küme düşen takımı 26000 kişi nasıl da alkışlıyorlar ayağına girmeyecem ama Middlesbrough taraftarları nasıl beceriyorlar stadı dolduramamayı, onu merak ediyorum.

17 Mayıs 2009 Pazar

Tuncay Şanlı


Hull'un zorla 1 puan alabildiği, Newcastle'in içerde inthiar ettiği haftada keşke kazansalardı da bu kadar mucize gibi olmasaydı kümede kalma şansları. M'brough kümede kalsa da büyük ihtimal gidecekti biryerlere ama böyle olunca kesin gidecek gibi. En başarılı temsilcimizdir dışarıdaki. Gideceği ligi çok iyi seçtiğini hepimiz gördük. Aston Villa mı olur Everton mı yoksa başka birileri mi bilmiyorum koştuğu alkış alır inşallah vurduğu gol olur. Hele M'Brough düşüp, Championship'te oynamayı kabul ederse efsane olur. Ligin yıldızı olur takımı da çıkarır hemen. İnşallah.

22 Nisan 2009 Çarşamba

Patlama

4 tane üstüste 0-0'lık beraberlikten sonra neler demişiz şenlik dağıldı falan. Elbet patlayacaktı bu takım. Son 6 lig maçında 20 gol, 16 puan. Tek puan kaybı bugünkü 4-4'lük beraberlik. Daha ne olsun? Yenilmezlik serisi 19 maça çıktı. Fikstürün zorluğundan da bahsettik. Seneye birkaç iyi transfer(kimler olabilir yorumlara gelebilir) az sakatlıklı bir dönem(Rosicky bile iyileşir belki) ile 49 maçlık yenilmezlik serisinin yenisinin hayalleri.
Tabi bu durumda diyemeyeceğim artık gelecek sene gelecek şampiyonluk. İnsan hayaller kuruyor. Bugünkü sonuç Liverpool'u da baltaladı. United yine şampiyon olacak gibi. Ama bu aralar kötü oynuyorlar resmen. Hadi bakalım hayırlısı.

21 Nisan 2009 Salı

Keyifler Yerinde

Real Madrid şampiyon olursa bu maç yıllarca anlatılacak. Olmasa da biz günlerce konuşacaz. Casquero o penaltıyı Casillas'a atmadı, Barcelona'nın oh be rahatladık tavrına attı. Son 17 maçta 49 puan. Süper. Guti'ye de Higuain'e de selam olsun.
Pepe'nin zührünü s.kim. Yerde yatan adam kendini attı ama tekme atılır mı la? İtalya'dan istiyorlar heralde ceza alıp bavullarını toplayıp tatile çıkmak istedi heralde. Lugano'ya selam olmasın.
Liverpool-Arsenal yine bir thriller. 4 Arshavin = 2 Torres+2 Benayoun. Tam olarak izleyemedim tabiki. TV'deki Real maçı daha cazip geldi. Fotoğraf upload edemiyorum nedense.
Fazla konuşmaya gerek yok. Keyifler yerinde...
Yazısını giriş cümlesiyle olmasa da Başlıkla bitiren adam oluyorum Umut Sarıkaya'nın müsadesiyle.

1 Mart 2009 Pazar

Şenlik dağıldı

Real'in serisinden bahsettik. Londra derbisinde Fulham ile 0-0 berabere kaldı Arsenal. Takım son 11 maçta namağlup. Ama 8 beraberlik ve sadece 3 galibiyet. Son 5 maç berabere. İngiltere'de üstüste en çok berabere kalma rekoru 8. Bu rekoru 7 takım paylaşıyor. En yenisi ve en üst seviye ligde 8 maç üstüste berabere kalan takım 2005/06'da Southampton.
49 maçlık namağlup seriye sahip Arsenal'in düştüğü duruma bak. Arsenal ayrıca Premier'in en çok üstüste kazanma rekoruna sahip takım durumunda. 49 maçlık namağlup serinin dışında 2001/02'de başlayıp ve 2002/03'ün başına kadar devam eden 14 maçlık galibiyet serisi rekoru da onların.

4. Villa son dakikalarda 2 tane yedi de 3 puan alamadı ama puan farkı 6.Adebayor'suz olmuyor resmen. Yine pozisyon var tabi sıkıcı olmuyor ama girmiyor bir türlü içeri. Beraberliklerin son 4'ü 0-0. Arada CL'de Roma'yı 1-0 yendiler o gol de penaltıdan. Arsenal gol atamıyor ne demek lan? Dünya tersine döndü. Var bir terslik. Kurşun döktürmek lazım. Ben yukarıdaki adamları çok özledim şahsen. Yani tamam iyi hoş da "Şenlik dağıldı acı bir yel kaldı bahçede yalnız" gibi bir durum var. Yukarıdakiler olduğu zaman aşağıdaki gibi skorboardlar oluyordu, şenlik yeri gibi.

11 Şubat 2009 Çarşamba

İngiliz Transfer Rekorları

DailyMail İngiliz futbol tarihindeki 1 milyon pound'dan büyük rekorları listelemiş. Trevor Francis'in Forest'a transferi ilk milyonluk transfermiş ve tam 30 sene olmuş. Brian Clough milyonluk ilk transfer olmasın, hayatı boyunca bu sıfatla anılıp baskı altında olmasın diye 999,999 pound verilmesini istemiş Birmingham'a. Öyle de olmuş ama sayı, vergilerle geçmiş 6 haneye yani.

Tabi ben bilmem o zamanları iyi oynamış ama dünya yıldızı falan da olmamış sonuçta Ama efsane Forest'in Malmo'yü 1-0 yendiği ve Avrupa'da ilk kez 1 numara olduğu maçtaki aşağıdaki efsane uçan kafa golünün sahibi.

Bir de Stan Collymore'u çok severdim. Çok erken düştü formu, sakatlıklar falan, sonradan Oviedo'ya kadar düşen bir kariyer. Sonra Temel İçgüdü 2. Bambaşka yollar...Liste aşağıda.

  • 1979 - £1.18m Trevor Francis (Birmingham City to Nottingham Forest)
  • 1979 - £1.43m Steve Daley (Wolves to Manchester City)
  • 1979 - £1.469m Andy Gray (Aston Villa to Wolves)
  • 1981 - £1.5m Bryan Robson (West Brom to Manchester United)
  • 1986 - £2.3m Mark Hughes (Manchester United to Barcelona)
  • 1987 - £3.2m Ian Rush (Liverpool to Juventus)
  • 1989 - £4.25m Chris Waddle (Tottenham Hotspur to Marseille)
  • 1991 - £5m David Platt (Aston Villa to Bari)
  • 1992 - £5.5m Paul Gascoigne (Tottenham Hotspur to Lazio)
  • 1995 - £7m Andy Cole (Newcastle United to Manchester United)
  • 1995 - £8.5m Stan Collymore (Nottingham Forest to Liverpool)
  • 1996 - £15m Alan Shearer (Blackburn Rovers to Newcastle United)
  • 2002 - £29.1m Rio Ferdinand (Leeds United to Manchester United)

10 Şubat 2009 Salı

Chelsea'nin Hocaları

Chelsea'nin yakın zamandaki hocalarını performansları böyledir. Abramoviç soyunma odasına giriyor mudur bilmem ama alır adamı aşağı big Phil falan dinlemez. Hoddle %31 kazanma yüzdesiyle 3 sezon dayanır, Phil 56 ile uçar gider. E tabi eski Chelsea değil. Paranın başarı getirdiği bir kulüp. Kazanılmış 2 şampiyonluk var sonuçta hem de 50 yıl sonra gelen.

Abromoviç döneminin en kötü ilk 25 hafta performansı Scolari'ninki. Bir de daha önemli belki de iç sahada en uzun süre yenilmeme rekoru(85 maç) da gitti.



Alttaki listede sezonwise olanı. Hoddle zamanı Chelsea ben diyim Middlesbrough siz diyin Ankaragücü. İkinci Gullit sezonu Gullit 2 yeniyor 1 yeniliyor, Vialli geliyor 1 yeniyor 1 yeniliyor. 20-3-15. Ya herro ya merro takımı heralde ama çok da hatırlamıyorum. Sonnra 3-6 arası bildiğimiz Chelsea. Son Ranieri sezonu efsane namağlup Arsenal'in arkasında 2.(bir nokta daha koymam gerekiyor mu la, kitlendim) Sonrası çok taze zaten.

Rijkaard, Hiddink, Mancini derken az önce Ancelotti ismi atıldı. Van Gaal olabilir mi acaba? Dünya Kupası bu yaz olsa Capello diyeceğim ama adı üstünde 2010. Eski futbolcu genç teknik direktör olaylarına girebilirler mi? Düşük ihtimal sanki, Poyet, Wise bu işlerde zaten. Desailly yakışır sanki. Sezon sonuna kadar caretaker'a ondan sonra isim olarak büyüklerden biriyle devam edilir bence. Aman neyse, yazın Abromoviç ile Mourinho kucaklaşsa, kırgınlıkları unuttuk, temiz sayfa açtık falan filan, al sana Episode 2. Mourinho Ada'ya daha çok yakışıyor, sevmem etmem o ayrı.

3 Şubat 2009 Salı

140 Milyon Pound!

Hadi City'i araplar aldı, Tottenham'a noldu peki? Gitmek isteyen Berbatov'u 36 milyon pound'a sattık diye gaza geldiler heralde. Şu an 6 galibiyet, 6 beraberlik, 12 mağlubiyet ile 14.lük ama düşme potasının 1 puan üstü. Sezon sonunda ne olur? Seneye ilk 4 inşallah olur.


Vedran Corluka - 13,25 Mİlyon Pound



David Bentley 21,12 milyon Pound

Roman Pavlyuchenko - 16,70 milyon Pound



Huerelho Gomes - 8,64 milyon Pound
Luka Modric - 20,16 milyon Pound
Giovanni Dos Santos - 5,76 milyon Pound
Juande Ramos için Sevilla'ya 0,5 Milyon Pound
Ramos ve ekibine onları gönderirken tazminat olarak 2,5 milyon Pound



Redknapp'a yıllık 3 milyon Pound verebilmek için Portsmouth'a 5 milyon Pound

Wilson Palacios - 14,4 Milyon Pound
Pascal Chimbonda -3,07 milyon Pound



Jermain Defoe - 15,74 milyon Pound


Robbie Keane - 16,03 milyon Pound

Not: Futbolcu bonservis rakamlarının transfermarkt'tan aldım. Onların yalancısıyım.

28 Ocak 2009 Çarşamba

Kenwyne Jones

Severim ben kendisini. Fuleli adımlar, güçlü fizik. Premier Lig santraforudur bana göre, Adebayor gibi. Gerçi sezonda 10-15 golü geçemez kariyeri boyunca bence ama hep faydalı olacaktır takımlarına.
Tottenham'ın atladığı adamlardan biriydi. 4,5 yıllık kontratı kaptı, golü de attı, keyifler yeriden tabi. İlk bakışta anlamadım fotoğrafı ama sonra hoşuma gitti. Üzerine boş boş konuşayım, öyle sade sade vermektense diye düşündüm. İyi bok yedim.

20 Ocak 2009 Salı

Sitter Missers






Darren Bent ve Amr Zaki. Bu haftasonu ikis de olmayacak işi yaptılar. Bent atsa Tottenham çok ihtiyacı olan 3 puanı alacaktı. Zaki atsa hem kendine çalışmış olacaktı hem de City deplasmanından 1 puan. Fena mı? Zaki'nin kaçırdığı golü Chris Kamara nasıl anlatıyor.

Bence bu kadar rahat pozisyonlardaki golcülerin bu icraatları golü atmadan, akıllarında gol sevinci düşüncelerinin yer etmesi. Onlar kadar göze batmasa da Torres ve Defoe da karşı karşıya kaçırdı. Orada dikkat çeken olay da biraz bu. Aslında Torres de Defoe da vuruşu yapar yapmaz gol olacakmış gibi yön değiştirip sevinç yaşamayı aklına koyuyor. Muhakkak ki konsantrasyonu bozuyor. Ama önüne geçilebilecek birşey de değil bence.

Neyse Youtube'da "What a miss" diye aratınca artık onlar da çıkarlar . Telegeraph son yıllardan akılda kalan kaçan gollerin listesini çıkarmış. Tabiki çok daha abartıları vardır ama onlar sanki biraz daha alt seviyededirler lig veya mücadele seviyesi bakımından. Youtube linkleri de var sayfada. Her golde dikkat edin vuruşu yapmadan önce ya da yaparken oyuncular köşeye doğru sevinmek için yöneliyorlar. İnsanoğu psikolojisini zayıflığı heralde.

Tepetaklak

İlk değerlendirmede formları düşer dediklerimden sadece Wigan'ı tutturamamışız. Onlar aksine tırmanıyorlar. Yükselirler dediklerim yükseliyorlar ama santim santim. Statistically not significant yani. Peki ya bunlar.

Hull City son 5 maç 5 mağlubiyet.


Middlesbrough son 10 maç:4 beraberlik 6 mağlubiyet.



Stoke City son 8 maçta 4 beraberlik 4 mağlubiyet.

7 Beraberlik



Bütün Liverpool sempatizanları acaba bu sezon mu? diyorduk hep beraber. Arsenal'den bu sezonda kafaya oynamasını beklemiyordum zaten. Chelsea bence toparlanıp kapışır tepe için sonuna kadar. Bu ara United ligde son 10 maçta gol yemeden 26 puan topladı, son 5 maçın hepsini kazandı. Liverpool'un diğer 3 büyük dışındaki takımlarla olan 7 gereksiz beraberliği. Ferguson'un oturmuş takımıyla, Chelsea ile kapışacaksan kazanmak gerek bu maçların 4'ünü 5'ini. "Büyükleri yeniyoruz, Anadolu'da kaybedilen puanlarla şampiyonluğu kaptırıyoruz" serzenişi Fenerbahçenin taraftarının da son yıllarda Galatasaray'a kaptırılan 2 şampiyonluktaki isyanıdır.
Aston Villa 0 Liverpool 0 (31 Ağustos)
Liverpool 0 Stoke City 0 (20 Eylül)
Liverpool 0 Fulham 0 (22 Kasım)
Liverpool 0 West Ham 0 (1 Aralık)
Liverpool 2 Hull 2 (13 Aralık)
Stoke 0 Liverpool 0 (10 Ocak)
Liverpool 1 Everton 1 (19 Ocak)

Hadi ilki Villa'nın şuanki durumuna bakarak fena değil diyelim. Ama Stoke'a 2 maçta gol atamamak, içerde Fulham'a Westham'a gol atamamak. Ayrıca tek mağlubiyet de sonlardaki Tottenham'a.



Gerrard kendini fazlaca yırtıyor ama bu sezonda forvetler mi formsuz neci? Torres'e laf atıyorum. Ama o da sakatlıklardan dolayı galiba. Derbi de gol geliyorum diyordu, geldi. Benitez son 15 dakikayı striker'sız oynadı. Ayıp!


United 22. hafta itibariyle 1 maç eksiğiyle önüne geçti Liverpool'un. United buradan sonra yine vermez gibime geliyor. 2-3 sene sonuna kadar kovalayacakki Liverpool, ondan sonra inanalım United'ı yakalayabilir. Ya da direk bu sene kovalayıp şampiyon olsun, ne bileyim.

29 Aralık 2008 Pazartesi

Steven Gerrard Tutuklandı

1-5'lik galibiyetten sonra Southport, Merseyside'de Lounge Inn isimli mekanda yemeğe gitmiş, yemek uzamış gece dışarı çıkması olmuş. Sonra bar kavgası olmuş. Gerrard ile birlikte 6 kişi tutuklanmış 34 yaşındaki bir Southport'luya saldırma suçundan. Geceyi içerde geçirmiş. Detaylar çıkar sonradan. Maçtan hemen sonra, bu sezon çok keyif aldığını, oynadığı en iyi takımın bu sezonki takım olduğunu, herkesin ligin zirvesinde olmaktan dolayı mutlu olması gerektiğini söylemişti. Birlik ve beraberliğin üst düzeyde olması gereken şu günlerde...

16 Aralık 2008 Salı

Ince gitti, Souness-Tugay gelir mi?

17 maçta 3 galibiyet sonuncusu 27 Eylül'de. 2,5 ay olmuş. Ince de gitti bence geç bile kaldı. Keane ile kolkole gezsinler.

BBC'nin haberinden bir cümleyle bitireyim: Former boss Graeme Souness is an early front-runner to take over, possibly assisted by veteran Blackburn midfield man Tugay.

Bu sene yardımcı menajer-oyuncu, Souness'dan bir sonraki menajer de direk kendisi. Fatih Terim'i Fulham istiyordu bir ara, noldu?

4 Aralık 2008 Perşembe

Ehe

Gıcık gibiyim. I told you so.

3 Aralık 2008 Çarşamba

Tugay Kerimoğlu


Bugün Hertha Berlin maçı da var. 1999'da dibine girip attığı gol son yıllarda hiç olmadığı kadar bugün akıllarda.Ülke futbolunun yüz akı. 31 yaşında gittiği Premier ligde, Blacburn formasıyla toplamda 270 maç.

Yaşlı futbolcu falan demiyorum, baya bildiğimiz ortayaşlı adam oldu.

Bu hafta bu sezonki ilk golünü attı. Klasik Tugay golü diyebiliriz artık. Yayın gerisinden. Ama bu sefer çatala gitmiyor aşağıdaki eski röportajındaki söyleminin aksine, yerden sol alt köşeye.

"gol atmak güzel, o golde biraz şanslıydım. bana göre normalde o topu kalecinin kurtarması lazımdı. bu ligde çok enteresan goller oluyor. ben türkiye'de böyle goller attığımı hatırlamıyorum. türkiye'de vuruyordum yerden gidiyordu gol oluyordu ama burada vuruyorum çatala gidiyor çok enteresan. havasından mıdır nedir onu da bilmiyorum."
Tugay Kerimoğlu

2 Aralık 2008 Salı

Titus Bramble

Titus Bramble Ipswich'ten Newcastle'e 5 milyon pound karşılığında geçmişti. Allah var o zamanlar yaşına göre feci gelişmiş fiziği sayesinde iyi bir adam mı ne sanki gibi izliyorduk. Ama yıllar geçti Bramble'a bir haller oldu. 2 maça bir asist yapar oldu bu adam. Kötü oyunculukla olmaz bu kadarı konsantrasyon eksikliği muhakkak.




Takımınızın maçını izlerken defansınızdaki oyuncudan korkarsınız? Şimdi bir hata yapacak, şimdi topu kaybedecek diye. Aman geriye oynamayın, aman stopere baskı yapmasınlar, yüreğinizi ağzınızda 90 dakika. Böyle bir adam karşı taraftaysa maç izlerken ne kadar kötü oynasa ezilse de takımınız içinizde her zaman bir umut vardır. La bu adam birazdan bir şov yapar belki tıkılarız durup duruken cinsinden bir umut.

Newcastle ne yaptı etti kurtuldu Titus'tan önceki sezon. Tabiki bonservissiz gitti Wigan'a. Ama Newcastle'daki şov karnesi bile o kadar kabarıktı ki herkes "What is Steve Bruce thinking?" diye hem onla hem de zavallım Titus ile neşesini bulmaya başlamıştı. Titus 1,5 sezon bile olmadan kendisine güvenenleri mahçup etmesi şova devam ediyor. Yazık değil mi Wigan taraftarına? Eti ne budu ne ki takımın 10. sıralar başarı sayılır. Forvette Amr Zaki diye sürpriz bulmuşlar bu sezon, işler fena gitmiyor gibi. O sakatlanmış adamım Henri Camara dönmüş, hafiften açmış sayacı. Ama "yürekler hep ağızda aman Titus canım Titus, oynama o toplarla orada Titus, vur gitsin Titus".

Valla kötü oyuncuyla dalga geçmek değil niyetim ama kırdığı cevizler 1 değil 2 değil diye bir laf yani. Bu kadar üst düzeyde oynamasın o zaman kardeşim. Nasıl Stoke için, Rory Delap'in taçları özel bir gol yolu, valla karşında Titus varsa al sana da özel bir gol yolu.

Wenger: Arkadaşlar kanatlardan geldiğinizde kafayı kaldırmadan -ters ayakla olursa iyi olur- ortayı yapın.
Walcott: Ama hocam siz demiyor musunuz yıllardır orta diye birşey yoktur pas vardır. Kafayı kaldırın boşta adam varsa yapın, yoksa yapmayın diye.
Wenger: Wigan ile oynuyoruz evladım, sadece bu maçlık diyorum ben.Asabımız bozma, birşey biliyoruz da söylüyoruz.

------------------

Gerrard: Olum Torres kaçsana savunmanın arkasına!!
Torres: Abi sen ara pasını o kadar hızlı atma, kaleci uyanmış, çıkıyo bütün toplara. Yavaş at "Titus'un kısa düşen geri pası" olayına girelim ya da alırım ayağından kekonun.
Gerrard: Sen de 2 senede alemin cini oldun hah!




Youtube!da Titus Bramble diye aratın yeter. Mistake, Disaster falan yazmaya ne hacet. Adamın ismine açılmış titusbramble.com sitesi dünyanın en uyduruk sitesi ve adamla dalga geçen 2 video ve şu yazı var sadece: Welcome to the Titus Bramble appreciation society. Titus Bramble is commonly known as the modern day equivalent to Franz Beckenbauer. He started his career at Ipswich Town before joining Newcastle United, and has since joined Wigan Athletic. Who knows, he might even play for England one day! Or not.

Ulan o kadar para kazanıyorsun şu sitenin ismini al bari adamın elinden, açmasan da kapalı kalsın, ben mi rezil oluyorum sen rezil oluyorsun. Yarın birgün çocuklarına "Ben çok büyük futbolcuydum, şöyle pacey skipper idim böyle solid defender idim" diye atıp tutmayacan inşallah. Valla devir internet devri, kendi çocuğuna bile madar olursun valla.

Bu hafta yine yaptı asistini. Allahtan rakip zayıf WBA ve onlarda savunmada s.çınca bir pozisyonda Camara çok güzel vuruşla affetmedi.1-1 iken WBA kornerinde Kirkland süper bir top çıkarıyor azıcık bir karambol yaşanıyor savunma uzaklaştırıyor topu. Vallahi Titus orada olsa onu da içeri sokmayı becerirdi bir türlü. Sonra 87'de 2. falan, kazandılar. Ama gerçekten üzülüyorum Wigan taraftarına, allahın yürüyen felaket stoperi için bu kadar yazar mıyım üzülmesem?


Yukarıdaki gol sevinci 3 oCak 2008'de Liverpool'a 80'de gol atıp Anfield'dan 1-1 ile ayrıldıkları maçtan. Ne anlamda tam bilmiyorum. A takımı gibi birşey mi acaba?


Yukarıdaki de 21 Ocak 2008 Wigan 1 -2 Everton maçından. Bramble, Andrew Johnson'a asisti yapıyor yine. Andrew'in A'sını ya da başka birşeyin A'sını yapar hep Andrew. Küçük ama görülüyor di mi? Aşağıdaki o maçtan sonraki görüntü.



Şike var la bu maçta!!