Federer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Federer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2009 Pazartesi

İzlemediğim maça post #1: Federer Vs. Roddick



İlk olarak spor kıyafet içinde ne gadder şık olunabilir? Federer bu alanda da gönlümün rekorunu kırmıştır. Nike sağolsun.

Roland Garros ve dünden sonra artık kağıt üzerinde en iyisi o. Tek başına. Tipini, stilini, oyununu, kaşını gözünü sevmeyeni vardır ama en tepede bu adamın ismi yazacak. 15 Grand Slam'li 27 yaşında bir oyuncu olarak. Başka birinin bu kadar domine edeceğini Federer göremez gibime geliyor. Atıyorum 20 Grand Slam ile bitiren Federer, hayal ürünü Maxim Tsigalko'nun 21. Grand Slam için çıktığı şampiyonluk maçına gitmeye ömrü yetmez. Sampras dün bunu yaşadı. İnsan ister istemez üzülüyordur, muhakkak, kesin ya da bence. Nasıl atış cümleler kuruyorum belli değil.



İzleyemedim ama kağıt üzerinde efsane maç gibi görünüyor. Ama biraz okuyunca seyir zevki o kadar da yüksek değilmiş gibime geliyor. 2. setin tie-breakinde 2-6'dan seti alması maçın hikayesi olmuş. Final seti 16-14 biten maçta Federer 223, Roddick 213 puan almış. Servisler artık çok etkili top oyunda daha az kalıyor falan filan diyebiliriz. E tabi Roddick gibi servis uzmanı da var bir tarafta (Bu arada şöyle bir terslik söz konusu Roddick 27, Federer 50 ace atmış. Federer'in servisleri de süper ama baya şaşırdım yani Roddick'i 2'ye katlamasına) Şöyle de destekleriz: Roddick 5 kez servis kırma şansı yakalamış 2'sini kullanmış, Federer 7'de 1. O da maç puanı işte zaten. Koca maç boyu sadece 12 kez servis kırma şansı yakalamış oyuncular. İlk serviste puanı alma Federer %89, Roddick %83. Federer 38, Roddick 39 oyun almış. 77 Oyun 255 dakikada. Geçen sene finalinde 62 oyun 288 dakika sürmüş. E boşuna belki de tarihin en iyi maçı denmiyor ona.



Ya da ben maçı izleyemedim ya bok atıyorum şöyleydi böyleydi diye. Ama yok bu sadece servis oyunlarının alınıp, servis kırmanın iyice zorlaşmasına sinir oluyorum sanırsam. Allahın estetik fakiri Karloviç bile servislerinin gücüyle ve daha dik gelmesiyle etkili olabiliyor artık zira çeyrek final oynadı şurda.
Üstteki foto baya bi büyüyo tıklayınca. Federer çocuk gibi şen.

1 Şubat 2009 Pazar

Nadal ve araya kaçan donu şampiyon











Yine çok güzel maç oldu. Nadal insan değil. 2 günde 10 saatte yorulmasa bile sıkılır insan. Adama gıcıklığımın tek nedeni çok güçlü, çok enerjik, çok yorulmaz olması. Kıskanıyorum ulan.

Psikolojik yenilgisini kabullenmiş Federer. Son sette 4-1 iken pes etti gibi. Spiker de zaten o ara "kazanacağına inanmıyor gibi Federer" dedi.

Tek tek anlatmak mümkün değil. Böyle maçlar izlediğimiz için şanslıyız.

Federer çok fazla itiraz etti kararlarına yarısı haklı gibiydi ama yine de beni bile sinir etti biraz. Maçı ilk servis atamamakla kaybetti bence.

Nadal ise 4.5 saat boyunca araya kaçan donunu çekmedi mi illet oldum. Lan git Nike'a söyle araya kaçıyor bu bi çözüm bulun de, adamlar köpeğin olur 2 dakikada, mühendisleri tam mesai sana çalışır. 4.5 saatlik şölenin çekilmeyen tek unsuruydu.

23 Ekim 2008 Perşembe

FC Basel 0 - 5 FC Barcelona: Gecesi zehir oldu adamın



Roger Federer St. Jakob Park'ta maçı izleyebilir dedik, izlediğini gördük yanında Miroslava, boynunda atkı. Sonra fotoğrafını bulalım dedik google'dan yukarıdaki gibi basitçe aratınca karşımıza ilk çıkan bahsi geçen post, ikinci çıkan geçen haftasonu Middlesborough Chelsea maçındaki 0-5'lik sonuca ilişkin yazdığımız post oldu. Tesadüfün böylesi.



Dün Aceto yazmıştı CL'de bile takımlar arasındaki güç dengesi çok açıldı diye. Gerçekten de öyle, CM 3'ün süper kalecisiydi Franco Costanzo, transfer ederdin 15 sene kaleci sorunun olmazdı. Yazık değil mi bu adama? 5'ten sonra panikten iyice saçmaladı ama neyse 5'te bıraktı Barcelona.



Yukarıdaki fotoda güzel olmuş, vicdansız Hleb kanada yönlendirim oradan bir tane daha çakalım der gibiyken suratı şekilden şekile girmiş.



0-5 iken Krkiç karşı karşıya, son adamı dalga geçer gibi çalımladıktan sonra, bir de ayağını topun altına sokup atmaya çalıştı. Bir de utanmadan yaptığı vuruşun sonucunu beklerken köşeye doğru koşup sevinmeye yeltenir gibiydi. (Gerçi sonra "direkten dönecek tamamlamaya gidiyim" koşusu gibime geldi, öyleyse helal olsun) Neyse diyeceğim Basel'in hocası olacam bu ciddiyetsizlik ve terbiyesizliğinden dolayı sahaya girerim Krkiç'in suratına tokadı yapıştırırım. Ayıp yani. Neyi kanıtlamaya çalışıyorsun.

Maçı izlerken asıl verdiğimiz karar ise şu: Dakika 48 ve 0-5 mi oldu? Hakem Basel'in hocasına gidecek, istersen bitireyim diye soracak? Averajdı falan demeyin, averajı mı kalmış allasen,biraz da saygı, insanlığa hizmet,mağdurun mağduriyetini hafifletme lütfen. Kararı hoca verecek ve tabiki bitir diyecek.


22 Ekim 2008 Çarşamba

Federer - St. Jakob Park - Henry


Roger Federer Basel'deki Davidoff Indoors turbuvasında dün 3 sette geçti Bobby Reynolds'u. Açıkçası çok da güzel maç değildi.

Federer'in bugün maçı yok ve bugün akşamı geçirmek için çok güzel bir planı vardır sanırsam. Federer'in takımı Basel'e Barcelona geliyor. Federer'in epey bir futbol manyağı ve Henry ile de yakın arkadaş olduğunu biliyoruz.


St. Jakob Park çok sevdiğim bir stat nedense. Kutu gibi her tarafı kapalı stat seviyoruz işte. Neyse, maçı CNNTürk canlı veriyor, maç öncesi görüntülerde formalı atkılı çığırtkan Federer görme şansımız var sanki. Henry de bu aralar kenarda oturuyor zaten hatunlarla, kadro da olmayıp Basel'e gelsin, tribüne çıksın, bu seferlik Roger ve Miroslava ile beraber izlesinler.

Federer ve Nadal bu akşam aynı temenni de olacaklardır. Anti-Barcelona. Real dün kaybetti, Nadal bugün biraz Basel biraz Liverpool'ludur, Federer'in de alttaki fotoğrafı da var.

Heh tabi tabi ülke puanını unuttum, Barcelona'yı ve Atletico'yu destekleyecektir Nadal. Öyle şey olur mu? Ülke puanı ne saçma sevmiyor bunlar birbirini işte, bir de İspanya'nın puanı baya yüksektir sanki, Atletico'dan gelecek 3-5 puanın hesabını yapmıyorlardır heralde.

9 Eylül 2008 Salı

US Open Şampiyonu: Federer

Murray Nadal'ı eledi, Federer Nadal'a hazırlamıştı kendisini dedik. O hazırlık artı motivasyonunu da kaybetmeyince 3-0 ile rahat bir şekilde şampiyonluğa uzandı Federer. 13. Grand Slam bu. 5 wimbledon ve 5 amerika açık şampiyonluğu olan tek isim artık. Üstelik bu şampiyonluklar üstüste. Federer'in rekorlarına bakıyım derken ,internet denizinde boğuldum. "Federer-Nadal rivalry" hakkında karalamıştık birşeyler başka başka çok ilginç detaylar, analizler okudum. Ama rekabetler arasında en büyüğü olduğunu bana kanıtlayan en ilginç detay şu:

Kort tipine göre üstüste en çok maç kazanma rekorları

Çim Kort : Roger Federer 65 Maç (40 tanesi Wimbledon) 2003-2008
Sert Kort : Roger Federer 56 Maç 2005-2006
Toprak Kort : Rafael Nadal 81 Maç Nisan 2005 - Mayıs 2007

Ve bu rekorların bu rakamları geçmesine izin vermeyen isimler yine bu ikili. Nadal Federer'i, Federer Nadal'ı yenerek dur dediler birbirlerine.

Ara ara detaylar veririz bu rekabetle alakalı o zaman.

8 Eylül 2008 Pazartesi

Kader ağlarını ördü: Andy Murray-Roger Federer

Ada'da spor basını çok yoğun bu aralar. Lewis Hamilton'un aldığı ceza ve birinciliğinin iptali, Westham'ın menajer pazarından kimi seçeceği, sadece 2 gollü Andorra galibiyetinde Cole ve Rooney'e derdini anlatamadığını söyleyen Capello ve en çok yukarıdaki 21 yaşındaki İskoç Andy Murray. 3 sene önce adını duymuştum ilk olarak. Yine ingilizlerin yeni prensi umut ışığı falandı. Ama öyleymiş işte. İngilizlerin teniste başarıya çok aç olduğunu biliyordum ama bu kadarı çok abartıymış. En son Grand Slam kazanan İngiliz Fred Perry isimli bir arkadaş 1936'da. Murray 2-0 öndeyken 3. set ise 2-3 iken ara verildi maça. Herkesin aklına 2001 yarıfinali geldi. İsmi sürekli geçen ama bir türlü favori olamayan Tim Henman bu kez olacak dedirtiyordu adeta. Goran Ivaniseviç karşısında 2-1(3. seti 6-0 almıştı) öndeyken 4. sette yağmur ve Ivaniseviç'in dönüşü, 5 sette bir kez daha yağmur. 3 gün sürmüştü o maç. Ivaniseviç oradan finale ve Patrick Rafter'ı yenerek şampiyonluğa uzanması.(wild card ile gelip şampiyon olan halen tek isim)



İşte Henman hiç final oynayamadı ve final oynayan son ingiliz 1997'de US Open'da Greg Rusedski. Onu da çok severdim solaklara sempatim var işte kardeşim bakınız Marcello Rios



Andy Murray'nin Amerika açık finalindeki rakibini de şöyle bağlayalım. Yukarıda bahsettiğimiz 2001 Wimbledon'da 4. turda 7 (son 4 sene dahil) kez şampiyon olmuş Pete Sampras'ı 3-2'yle eleyen 19 yaşında bir genç vardı. Tabiki daha sonradan böyle yorumlandı ama bu maç eski şampiyonla yeni şampiyonun devir teslim töreni olarak, sembol maç olarak görüldü. -Changing the Guard-Daha sonra 5 kez üstüste Wimbledon şampiyonu olan o genç çeyrek finalde 3-1 Henman'a yenilmişti o sene. Neyse işte kader ağlarını ördü gibi bir durum heralde.

Federer en iyi oyunumu finale saklıyorum,enerjimi ekonomik harcıyorum gibi açıklamalar yapıyordu. Final falan hikaye Nadal'ı yenmek istiyordu. Son turnuvalarında hep erken elenmesi bence ilk grand slam finalinde Nadal'ı yenmek motivasyonundan kaynaklanıyordu. Neyse demem o ki; Federer de fena şaşırdı, sevinmiştir belki ama ben bu sefer Nadal'ı yeneceğinin düşünüyordum.

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Rafael Nadal 1 Numara


Cincinnati Western & Southern Financial Group Masters turnuvasının yarıfinalinde Djokovic' 2 - 0 yenildi (Turnuvayı Djokovic'i yenen İngiliz genç yetenek Andy Murray kazandı). Nadal'ın 32 maçlık galibiyet serisi de bozuldu. Ama 22 yaşındaki Rafael Nadal 18 ağustosta açıklanacak ATP sıralamasında 1. sırada olmayı garantiledi. 2005 25 temmuzdan beri tam 159 haftadır(rekor süre bu) 2. sırada olan Nadal, 2004 2 şubatından beri tam 236 haftadır(bu da rekor süre) 1. sırada olan Federer'i geçmek için artık sadece gün sayıyor. Bu rakamlar diyorki Tenis dünyasının en büyük rekabetlerinden biridir bu.



Nadal şuan toprakteki 9 - 1'in büyüjk payıyla 12-6 önde büyük rekabette. Martina Navratilova - Chris Evert, Bjorn Borg - John McEnroe, Pete Sampras - Andre Agassi gibi bir ikili olacak bunlar. aralarındaki yaş farkı biraz daha az olsa daha da güzel olurdu tahminimce. Ben teknikten yana ve tabiki Federer'ci olsam da tebrik ediyorum bu İspanyol'u hırsından ve gücünden dolayı.