Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2009 Salı

Melekler Korusun'da Zaman Kayması



Melekler Korusun dizisini ara ara takip ediyorum. Hoş, takip etmesem nolacaktı, playstation oynayacaktım.

Önce şunu söyleyim senaryo 2-3 haftadır çok sinir bozucu olmaya başladı. Çok kötü, iğrenç demiyorum -aslında biraz(!) da kötü- bildiğin sinir bozucu, gerici bir akış var. Gerici derken de gerilim filmi tadında. Gerekli mi gereksiz mi? Gurbette okuyan kızlara ve annelerine ithaf ettiğin dizinin son 3 bölümü bekaretten, korunmasından kontrolünden geçilmiyor. İnsanın içine kurt düşürmeye mi çalışıyorsun senarist arkadaşım. Bir yandan da bu kadarını beklemeyeceğin bir anneden aşırı koruma motivasyonuyla kızını okuldan alma isteği. Kızlar böyle sorunlarla çok karşılaşıyordur, iyi mi etti ailelerin gözüne sokarak bakın bu kadar baskı yanlış anlamında.

Bence birincisi. Senarist sıkıntıya girdi, dram dram üstüne... Düzgün dram başım gözüm üstüme ama bir an bütün dizi jinekologda buluşacak sandım valla. Ayrıyeten bu kadar baskıya bu kadar mı itiraz bu kadar mı isyan? Sen öyle senaryo yazarsan ben de isyanı teşvik edenini yazarım bunun.

Neyse işte, dizi dün biraz zortladı gözümde. İtibar kaybetti. Bakış açısı değişiktir tabi senaristin ama matematiksel hatalar vardı malesef. B

Biz bile şurada çalışırken bir iş yapıyoruz. İş teslim edilmeden önce 40 ayrı göz kontrol eder. Hala da ufak tefek hatalar ollur eyvallah da, major bir hatayla çıkarsa iş elimizden o zaman sorun vardır.

Dün dizide şöyle oldu. Zaman çizelgesini tutturamadılar. Kaymalar yaşadılar olmadı. Öncelikle Esin'in annesi Esin'e abin 10 arabasına aldı bile biletlerimizi dedi. Özgür ile sevgilisi (ismini bilmiyom) kapanma saati 10 olan markette, aşağıda çalıştıklarını haber vermedikleri için unutuldular ve kapalı kaldılar. Ya da çocuk bilerek tezgah kurdu, ayarladı ortamı falan.
Esin evden çıkarken -saat en geç 9,30 olsun- Özgür'ü aradı ulaşamadı (markette uyuyolardı heralde orada bir 15 saniye kaçırdım içeri bira almaya gittiydim). Esin otobüse binmek üzereyken Özgürü aradığında(saat 10'da) Özgür ile çocuk çoktan sevişmiş, marketteki yatakta temiz 1-2 saattir uyuyor gibilerdi. Zaten Özgür uyanmadı da orası ayrı mevzu.

Ve bütün bunnar olurken o büyük kızla kapıcı J.R Kadıköy evlendirme dairesinde nikahlanıyorlardı. Saat nerden baksan 9 falan:) Olur mu öyle bilmem ama devlet dairesi diye düşündüm kafadan.

Dediğim gibi saate taktım da, bu dizinin içinde sanal reklamdan öte senaryo reklamı yapmıyorlar mı illet oluyorum. Bilmemne kart ile nakitmiş de ıvır zıvır...

14 Kasım 2008 Cuma

Oz


Cine5 zamanları izlerdim ama ara ara. 8-10 gündür izliyorum tekrardan 4. sezon bitti bitecek. Dizi furyasının ilk yıldızıdır bence. Yani TV Drama olanların yani. allah kimseyi düşürmesin Mahpuhane'ye de OZ da bir başka hani. Nerde Ahmed Arif'İn "Akşam erken iner mahpushanaye"si nerde Adebisi, Schillinger, O'Reily'si. Ya gerçekten o kadar saçma sapan gruplaşma var, Siyasi suçlu yok. Oz'da mı yok acba Amerika'da mıy ok? Meraklandım şimdik?

Hepsini bitireyim uzun uzun yazmayı düşünüyorum ama şimdilik birkaç kural yazayım.
  • Hiçkimseye güvenme.
  • Bir grupa üye olmak zorundasın ama o grupta fazla sivrilmeden varol.
  • Ağırlık çalış güçlü ol, daha önemlisi uyanık ol, planlı programlı ol en önemlisi zeki ol.
  • Herhangi biri sana birşey söylüyorsa 2 kere düşün, bu iyilik yardım vb. gibi birşeyse 3 kere düşün, bunu söyleyen O'Reily ise 10 kere düşün.
  • Biri sana gelip "bak dostum, duyduğuma göre bu adam seni öldürmek istiyor" derse, bil ki o seni öldürmek istiyor. Sen git müdüre "bak bu beni öldürmek istiyor" de, müdür onu çağırsın "bak bu çocuğun kılına zarar gelirse alırım seni aşağı" desin. O da "tamam dostum take it easy" desin. Seni uyaran ertesi gün seni öldürsün. Suç diğerine kalsın. Noldu? Olan sana oldu. Kafalandın. En iyisi mi git seni öldürmek istediği iddia edilen adamla konuş delikanlı gibi. "Kardeş sen beni öldürmek istiyor musun gerçekten ona göre atacam bundan sonraki adımlarımı?" de.
Hayır ben şimdi kazara Oz'a düştüm diyelim.Hani olmaz ya, ilk 2 saat içinde öldürülmedim diyelim bir de. Hangi gruba yaltaklanacam? En olasısı Muslumanlar görünüyor. Ama Said'in bile sinirlerine dokunurum valla. O'Reily' gitsem "Abi, bizim memlekette İrlandalılar Türkleri çok sever diye bir geyik var. Var mı bunun aslı astarı?" diye sorup sempatik bir giriş yapsam sonra da "abi kulun köpeen olim aklımı alma benim zekam o kadarına yetmez, senin adamın olayım yanından ayrıma beni, bana öğret bu işleri" diye hüngür hüngür ağlasam, Ryan sallamasa, Cyril'in yüreği dayanmaz bu feryadıma gibime geliyor.

Ya da şu: Birini öldürüp -nasıl olacaksa- Tecrit'e mi gönderirler, artık Death Row mu çıkar nasibine orada yatmak en rahatı? Ohh kafada hesap yok birşey yok, zaten s.kilmiş hayatlar...Bir de ADSL bağlatdım mıydı tecrite, benden kralı yok.

9 Eylül 2008 Salı

Basketbol - Dizi - Futbol???


17:45'te Fransa ile basket maçı var. Mesaiden hemen biryerlere kaçıp şöyle patates bira eşliğinde izlensin. Yenersek Polonya yolu kabak gibi açılır afedersiniz.

21:00'da Belçika ile maç var. Güzel maç olacakmış gibime geliyor. Hala 2004'daki Ersun Hoca zamanında 3-2'lik maçın etkisindeyim heralde. Ben o maçtaki kadar akıcı oynayan Türkiye görmemiştim.

Bu ara Belçika ne kadar çok karşımıza çıkıyor. Bunlar bir ara Flaman ve Valon diye bölüneceklerdi, ne oldu o iş? Haftasonu erkek basketbolu için oradaydı Türkiye, Cuma günü 100 metre izleyelim ayağına Brüksel Grand Prix fln. Zaten aklımız Belçika'da. Haftaya bir daha İstanbul'da basketbol...Haydi hayırlısı.


Geçen hafta bir bok yedim Yaprak Dökümü izledim yarın 20:00'deymiş o da. Basket maçından dolayı yetişemem. kanald.com.tr girdim la az önce noluyo bana? Ama haciz diyo, evlenme teklifi diyo, amaniiinnn. Neyse, zaten perşembe izlemiştim geçen hafta da. Yaprak Dökümü değil de "Aşk-ı Memnu" ne zamandı ona bakmak lazım.



Tabii İsviçre'deki arkadaşlar Büyük Patlama Deneyi ayağına havaya uçurmazsa hepimizi.