1 Nisan 2009 Çarşamba
Sakin ol, şuurlu Oyna
Efsane olmaya bu kadar aday bir takıma dışarıda da içeride de yenilirsin. Kimse de hiç birşey diyemez. Maç sonrası basın toplantısında Adamlar Dünyanın 1 numerosu, dolayısıyla bizden de açık ara iyilerdi ve kazandılar diye açıklama yaparsın. Helal olsun denir.
Bernebau'da ilk 5 dakika pozisyonlar olsa nasıl olurdu falan filan. Bence İspanya yediğinin fazlasını itelerdi yine de. Hele son 30 yarım saat Türkiye'ye top vermediler ki atak yapsın takım. "Abinin eliyle yukarıya kaldırdığı topu almaya çalışan ama hiç şansı olmayan bacak kadar çocuk sendromu" yaşar, ağlayarak sahayı terkederdim heralde.
Maç neden ASY'de? Atmosfer falan geçtim Kadıköy'de olsa Bu Efsane İspanya takımını izleme fırsatı bulan Türkiye insanı sayısı 2 katına çıkmaz mıydı? Yazık değil mi diğer yarıya?
Ayrıca İspanya'nın 30maçlık yenilmeme serisi adamlar için ayrı bir motivasyon. En son Kasım 2006'da İspanya'da Romanya'ya 1-0 yenilmişler özel maçta.
Bence 2010'a giden yolda Türkiye yine yumurta-kapı olayına girip deplasmanda Bosna-Hersek'i de Belçika'yı da yenip 2. olur. Bu karaktere yakışan budur. Yolu rahat gitmek yok bu kültürde. Mutlak geride kalacan, sonra sert virajları kusursuz alacan. Sonrası Play-off. Bileme orasını. Koskoca Dünya kupası kaçırılacak şey değil hele üstüste 2. olur bu.
Şöyle birşey var: Bosna-Hersek gruptaki son maçını garantilemiş-rahatlamış İspanya ile oynayacağı için çok avantajlı olacakmış. Yani böyle birşey olabilir mi? Güç farkı görmezden geliniyor onu geçtim de İspanya bu namağlup serisini hele 10 maçlık galibiyet serisiyle devam ederse Bosna'yı ezer, Hersek'i tepeler.
Mehmet Demirkol hafta boyunca bahsetti. Zaten yenmesi en zor takımla oynanacak maçta üstüne ASY'de taraftar strese sokacak takımı. Letonya, İsviçre, Yunanistan maçlarında inanmamışlık takımı olumsuz etkilemişti. Kartal gol gol gol ya da Saldırın saldırın tarzı tezahürat akıl alacak şey değil zaten de bu maça hiç yakışmaz yani. Tezahürat olmasa da Necdet Özkazancı temennisi her maça ve özellikle mümkünse bu maça: "Sakin Ol Şuurlu Oyna"sı yakışır sanki.
Tanıl Bora şöyle yazmış zamanında:
...Kuytuda kalmış bir yaratıcılık örneğini zikrederek bitireyim. Gençlerbirliği maraton tribününde, sevgili abimiz Polatlılı'nın 'Saldırın saldırın saldırın/bu taraftar için saldırın' bestesini 'sakin ol sakin ol sakin ol/ sakin ol, şuurlu oyna sakin ol' güftesiyle icra edişi, geçen sezonun Oscar adaylarındandı bana kalırsa!
30 Mart 2009 Pazartesi
Samandağ ve Mazgirt
Önce Samandağ. Komşuluktan dolayı ayrı bir sevindim. Turizmi gelişmemiş. Olsun. Denizi çok dalgalıdır çünkü ama türkiye'de sörf yapılabilecek belki tek yerdir belki de. Seçimlerde ilginç sonuçlar var ondan bahsedeğim tabiki. 20000 oy içinden MHP'ye 27, BBP'ye 4 oy çıkmış. MHP'ninkiler biraz eş-dost, biraz asker-polistir sanki. BBP'lininki adayın çekirdek ailesi, en fazla.
Oyların % 85'i CHP-DSP ve ÖDP'ye gitmiş. Zafer ÖDP ve adayı Mithat Nehir'în. ÖDP'nin tek zaferi burası. Geçen sefer kazandıkları Hopa'yı bu sefer kaybettiler.
Yukarıdaki de Tunceli'nin Mazgirt ilçesi. Toplam 1000 civarı oyun 328'i Emek Partisi'ne gitmiş. Belediye başkanlığını kazanmışlar. 307 DTP, 242 CHP, 79 AKP, 1 SP, 14 Bağımsız oyu çıkmış.
Mazgirt ülkedeki en küçük ilçelerden biridir ama Samandağ muhalif kimliğini Varlık köyüyle az da olsa tanıtabilmiş ülkenin en rahat yerlerinden biri. Bu tecrübeler deneysel olacak. Tabi aslında çok kısa sürmesine(uzun sürmesine izin verilmemesine rağmen) Fatsa örneği yaşanmış bu ülkede zamanında. Hadi bakalım hayırlısı.
22 Mart 2009 Pazar
9 Şubat 2009 Pazartesi
Batuhan ve Eskişehir tribünü
Her topu indiriyor tamam. Bu yaşta fizik olarak bu kadar dominantlık süper. Goller atıyor pozisyonlar hazırlıyor. Takımın hücum çabasında merkezde o var. Kornerler bile balon gibi atılıyorki Batuhan pozisyon alıp topun altına girmeye zaman bulabilsin. Çok doğru çünkü adam indiriyor. Ama bu yaşında bu kadar yavaş bir oyuncu nasıl bir 15 senelik kariyer bekliyor çok merak ediyorum. Özellikle topla çok yavaş. Koller'den beter yani akla gelen ilk örnek o oldu.Yaşlanıp daha da yavaşladığı halini düşünemiyorum. Özel hocalar tutup hız çalışmalı kesinlikle. Eskişehir'in 2. golü bu ülkede az görülecek bir kontraatak golü. E Batuhan hani yavaştı nasıl kontratak golü attı diye sorarsanız ne olacak? Yavaştı amaa.

Yukarıdaki futbol zekası fakirinin kotu gözüme çarptı. Ben memurum ama haftasonları dünyanın en kötü kotu olsa da neden uyduruk kot giymeyeyim adamı sanki.

Es-Es taraftarı yine aralarında kavga ettiler ama yine süperlerdi. Bandosuyla Dale Cavese ile sessiz sessiz kırmızı siyahıyla. Takım renklerinin yüzde bakımından en çok seçildiği tribün ilan ediyorum tebriklerimle beraber. Ama yukarıdaki ne ya?
Bir de Batuhan bu yaşında bir Baba Hindi çektiren oyuncu statüsüne yükselmiş. 4 aydır kiralık oynadığı takımda hem de. Ayrıca Eskişehirspor'da Petr Cech ve Andriy Voronin var. Anlayan anladı.
1000 kişilik bilet sırasında en öne geçip araya kaynamaya çalışan önüne geçtiği adamdan uyarı gelince ne var dayı biz de bilet alıyoruz diye bağırarak cevap veren 15 yaşındaki gence selam olsun. Popüler şarkının melodisiyle "Anlamamışsın, anlayamazsın".
26 Ocak 2009 Pazartesi
Noluyor Lan?
- Belinde yapay penis takılı 88'lik Mehmet Dede,
- Arkadaşını eve getirip içince uykusu gelip nedense çocukların odasına gidip yatan Engin ve arkadaş! Selahattin,
- "Ya evi terk et ya intihar et, al bu da ip, ben banyoya giriyorum" diyen kadın ve 2 bira içtikten sonra çocukları pazara yollayıp karısını banyoda baltayla doğrayan kocası Ramazan.
Hiçbirinden haberim yoktu. Can Dündar "Anadolu'da seks patlaması" yazısında özetlemiş. Millet iyice kafayı yedi. İnatçı Dede, Fırsatçı Selahattin, kocasının intiharı için lojistik destek sağlamaktan kaçınmayan kadın. Hepsi keser, balta gibi aletlerle hayata veda etmişler.
Olayların haberleri de burada.İlk olayın haberinden afallatan bir cümle:"Otopside vibratörün bulunması üzerine...". Ne demek bu diye afallarken haberin devamında afallatan tokat gibi cevap: Kader Emiroğlu'nun (Dedenin olaydan 28 gün önce evlendiği karısı) olayın şoku ile vibratörü Mehmet Emiroğlu’nun belinde takılı unuttuğu belirtildi.
2. Olay ayrıntısında anlaşılıyor ki bu aldatma olayının geçmişi de varmış.
3. olay faili Ramazan Ö:Eşim değişik değişik elbiseler giyip, sürekli banyo yapıp evden çıkıyordu... Kendimi asacağım inşaatı bile kendisi ile ayarladık...Kendimi asmamak için yalvardım.
Ramazan Ö'nün oğlunun(21) ifadesinden:Babamın içkisi, kumarı ve gece alemi vardı.
Katil'in ifadesinden: Ben de 2 bira içtim, gerisini hatırlamıyorum. Mutfaktan bıçak ve balta alıp banyodaki eşimi öldürmüşüm. Olayları hatırlamıyorum.”
Ülkeden ayrılma nedenleri serisine koyacaktım bu postu ama bunlar bireysel çılgınlıklar. Aslında tabiki ülkenin kafayı yemişliğini gösteriyor ama böyle olaylar her ülkede oluyordur.(Bok oluyordur. Nereye oluyordur?)
Allah herkese akıl fikir versin. Ne diyim? Nerden baksan trajik. Bu halkın, yabancıların papağan gibi tekrarladığı "Türkler çok misafirperver, çok sıcakkanlı"sından başka övünecek şeyi yok mu diye düşünürüm hep. Al sana sıcakkanlı, düşünmeden hareket eden, heyecanlı halk. Tepe tepe kullan. Al sana cinnetler, garip garip cinayetler.
13 Aralık 2008 Cumartesi
Oradaydım
Bu sefer 15 dakikada bitti. Eğer Gençlerbirliği yine beraberliği sağlasaydı Galatasaray yine öne geçerdi. Lincoln ile Baros çok iyi anlaşıyor. Lincoln'un o asisti yapacağını herkes anladı bir gençler savunması anlamadı. Doğru olanı odur geriye, trailor'a açmak topu, ama savunmacılar ortaya doluştu. Şunu söylemek istiyorum Galatasaray takımına hadi 5 dakikada gol atmak zorundasınız yoksa -10 puan falan diye korkutsalardı Galatasaray o 5 dakikada birden fazla da gol atabilirdi.Çok dağınık Gençler savunmasının bunda payı var tabiki. Gol attığı dönemler dahil GS çok yavaş oynadı. Aralarında uyuz uyuz paslaşmalar, topu gevelemeler falan... Mehmet Topal, Meira, Arda allah için oynadı. Ama maçı kazanacaklarını biliyorlardı, demek istediğim bu. Bir ara Arda 3-4 pozisyon üstüste en geriye gelip DeSanctis'ten top aldı oyunu kurma adına. 5.de De Sanctis Arda'yı öyle bir kovaladaki Arda 3 saniye içinde sol açığa varmıştı. Sonuçta Genlerbirliği'nin 3 büyüklere karşı bilmem kaç maçtır kazanamama serisi devam ediyor. 30'a yaklaştı sanırsam. Galatasaray'a karşı üstüste 6. mağlubiyet. Allah akıl fikir versin...Nerde Kona Kushe Moushe nerde Ersun Yanal nerde Ümit Karan-Özat...
Sonuç olarak Galatasaraykı futbolcular kendileri isterse şampiyon olurlar. Bunu sadece kendileri yapabilirler. Bence asıl hedefleri -bu derece iyi kadroyla- UEFA yarı finali gibi birşey olmalıdır. Gençlerbirliğinden ne köy olur ne kasaba. 8 haftadır kazanamıyan takım Hacettepe'yi yenerse oradan pis kokular gelir benim burnuma ne Hacettepe'den köy olur ne Gençler'den kasaba.
23 Kasım 2008 Pazar
İsyan ve Kısırlık
Chelsea 0 - 0 Newcastle
Liverpool 0 - 0 Fulham
Aston Villa 0 - 0 Manchester United
Manchester City 3- 0 Arsenal
Ligin ilk 4 sırasındaki 4 takım toplam 4 maçta 3 puan ve attıkları 0 gol. Yemeyecez Ulan demişler bir nevi. Arşivler açılsın rekor mudur diye bakılsın...
Real Madrid 1 - 0 Recreativo
Barcelona 1 -1 Getafe
Villareal 0 -3 Valladoid
Sevilla 0 - 0 Valencia
İlk 4 sıradaki 4 takım toplam 4 maçta 5 puan ve attıkları gol 2. Barcelona'nın galibiyet serisine son.
12 Nisan 2008 Cumartesi
Türkiye Ligi 29. Hafta Puan Durumu
| 2002-2003 | 2007-2008 | |||||||||||||
| Sıra | Takım | O | P | Sıra | Takım | O | P | |||||||
| 1 | Beşiktaş | 29 | 70 | 15 | Gençlerbirliği | 29 | 28 | |||||||
| 2 | Galatasaray | 29 | 67 | 16 | Manisaspor | 29 | 26 | |||||||
| 3 | Gençlerbirliği | 29 | 64 | 17 | Rizespor | 29 | 26 | |||||||
Maça giderken aklıma geldi.











