19 Şubat 2009 Perşembe

Lob Shot Sabri

Maç çok uyuzdu. Özelliklen 2. devre. Chamakh'ın güzel kafası, Kewell'ın 3 metreden kaçırdığı gol, yukarıdaki pozisyon(ki bence penaltı) bir de hiçbirşeye değişemeyeceğim Sabri'nin aşırtma vuruşu. Hepsi bu kadar. Her zaman 30-35'ten füze göndermeye çalışan Sabri yayda olunca yerini yadırgadı error verdi çizgideki kaleciyi aşırtma vuruşla geçmek istedi. Allah da Sarbi'yi güldürsün. Her zamanki vuruşlarının sertliğinde ve isabetli olması yeterliydi gol için ama olmadı. Bence Baros çıkınca forvet olarak Sabri girmeliydi direkmanj. Hızlı oyuncu ne az bulunuyor artık.

Kendi sahanda 0-0 avantaj bence. Yani tabi ben bu takımla deplasmanda da kafa kafaya oynayabilirim diyorsan avantaj. Bir gole karşılık 2 tane atmaları lazım. Ayrıca erken atarsan golü moral bozukluğu kondisyonu düşürünce devamı da gelebiliyor.

Ayrıca ilk maçta kendi sahanda gollü beraberlik durumunda bile 2. maçı uzatmaya götürebilirsen attığın golün daha kıymetli olduğu fazladan bir 30 dakika oynama şansın var. Şurada anlatmaya çalışmışım zamanında.

17 Şubat 2009 Salı

"It was the best day of my life"

23 Şubat 2008'deki olaydan sonra dün gece döndü. 360 gün sonra. O görüntünün üstünden 1 sene bile geçmeden sahalarda. 20-30 sene önce olsa ayağı kırılmış at gibi vurulurdu heralde öyle bir sakatık geçirmiş futbolcu. ayrıca süper bir geri dönüş yaptı biri penaltıdan 2 tane attı Cardiff'e FA cup replayde. Hoşgeldi sefalar getirdi. Rosicky daha yok ortalarda.
Martin Taylor öküzü napıyor acaba?
Eduardo özetlemiş dün geceyi: It was the best day of my life

16 Şubat 2009 Pazartesi

Karışık Mp3

Alex çok büyük oyuncu. Kafayla attığı gol inanılmaz ve biliyoruz var böyle golleri. Ama yeter artık "Hagi ya da Alex yaz bilmemkaç'a gönder" bitsin. Hagi'den kötüdür demiyorum ona göre.

Şimdi Fenerbahçe 7 tane attı Güiza oynamadı Semih oynadı diye mi attı bu kadar? Bunun pratikte cevabı yok tabiki. Hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ama sanki FB'Li futbolcular da Güiza yok biraz daha koşalım, laf sokmuş gibi mesaj vermiş gibi havası var mıydı acaba? Güiza gerçekten sevilmiyor mu? Biraz zararla da olsa elden çıkarmak en mantıklısı mı ne?

İddia ediyorum Baros'un pozisyonu penaltı. 2 ayağı havada herifin sol bacağına sağ elinle tokadı indir ondan sonra o darbeyle düşmesi mümkün değil diye telefonla bağlan. Düşer abicim düşer hem de nasıl düşer 2 ayağı havada insan. Vurduğun bacağı diğer bacağına çarpar çok da güzel düşer. Hakem görmemiştir, zor pozisyondur, haklıdır birşey demiyorum ama 25 yılımı bu oyuna verdim diyen Ahmet Çakar'a da gider yapasım var. Yıllarını verdin de oynayıp benzer pozisyonu yaşayıp mı verdin yoksa böyle artistlik yapa yapa hep yanlış kararlar vererek mi verdin? Anca Costacurta ile Ancelotti'nin arasından çıkıp kafayı vurdum diye espri yap sen. Bir insan nasıl bu kadar küstah olabilir? Rol yapsanda olmaz bu kadar.

Sunderland-Middlesbrough derbisini Milan-Inter'e tercih ederim. En azından televizyadan izleme açısından kesin tercih ederim. Ne bilim Inter'e zaten kılım. Milan da sevdiğim 2-3 oyuncu var. Sıkıcı top oynanıyor İtalya'da diye inandırmışım bir zamanlar kendimi, hala öyle olduğunu düşündüğüm için izleyemiyorum doğru düzgün. 2002-03 CL yarı finali çıldırmıştı beni ondan beri izlemiyorum yani. Bir de şuna dalayım: Manchester City Kaka olmayınca Ronaldinho'ya niye sarkmadı anlamadım. Formda Ronaldinho dünyanın en iyi futbolcusudur bence. Formda olması için de bir hava değişikliği lazım.

Evet Rudy Fernandez'e haksızlık yapıldı. Çok güzel, çok estetikti smaçları özellikle 2.cisi. Nate Robinson denen herifi bir elime geçirsem kemiklerini kırmaya çalışacağım. Gıcık insan diye birşey varsa . Ahmet Çakar Vs. Nate Robinson Celebrity death match. Aslında demekki sadece ben ve çevrem kıl oluyoruz adama gitti oylama ile kazandı sonuçta.
All star organizasyonu için bir tavsiye. Smaç yarışması kaldırılsın. Aklıma feci orijinal bir smaç geldi diyen varsa dilekçe doldurup başvuru yapsın. Jordan'a, Drexler'a, Dr'a göstersin smacını, onlar onay verirse katılabilsin. Yoksa ızdırap valla ona da bize de.
Seneye LeBron katılacakmış. İşte fırsat. LeBron bir tane potaya oturarak, bir de 3'lükten vursun. Haydi kardeşim bitti yok slam dunk contest anymore desin.

Wipeout güzel yarışma? Türkiye'ye özgü mü bilmiyorum ama düşen adam çok güldüğümüz için tutar gibi bu yarışma. Orhan Ayhan'a selam olsun. Bir de lakapları bulan arkadaşa helal olsun.

Efsane

Çok güzel görsel özeti Marca yapmış. E tabi onlar yapacak fotospor mu yapacağıdı? Şu sayıya en genç ulaşma rekorlarını Kobe kırıyor arkadan LeBron geliyor ya kesin kırmaya. Messi kalırsa sürekli Barca'da ancak o böyle bir rakama ulaşabilir. Raul işte o kadar efsanedir.

Beni küfür ettireceksiniz

rte: Şimdi sizleri şuradaki megaboard'dan tünelin açılışına davet ediyorum. Hep birlikte burayı izleyeceğiz. Ve buradan göreceğiz.
Görevli: Bağlantı yok efendim.
rte: Nasıl yok ya?
Görevli: Tünelle bağlantı yok efendim
rte: Niye yok olur mu öyle şey ya? Beni küfür ettireceksiniz.

rte Sinop'ta sinirlenip böyle bir cümle kuruyor. Kendisini intihar etmek gibi birşey heralde. Diyalog da komik hani.. Kemal Sunal - Halit Akçatepe

rte duyulmuyorumdur diye düşünüp kurdu o cümleyi. Pekala, iyice çileden çıkıp allah kitap peygamber küfür etseydi? Ama böyle sonunu getirmeli küfür yani. Al sana AKP yüzde 2,5 oy oranına düşerdi. Ucuz atlattı RTE. Tarihin en güçlü partilerinden biri 2 kelimeyle tarih olabilirdi.

Başka bir yerde de rte otobüsü oyuncak ve defer dağıtıyor. "Defter dağıtalım" fikri saçma "defter dağıtıyorlar hadi birbirimizi ezelim bu hiç kullanmayacağımız kırtasiye eşyası için" fikri daha da saçma. Defter ne la? Başbakansın defter dağıtıyorsun halkın birbirini eziyor. Bundan daha başarısızlık göstergesi bir sahne olabilir mi? Halkın aciz durumda resmen sen hala lagaluga.

Ayrıca yukarıdaki fotoğraf tikatimi sikti. Dizleri ağzına girecek tayyibin, yere oturtsaydınız sırık gibi adamı daha iyiymiş be!

11 Şubat 2009 Çarşamba

İngiliz Transfer Rekorları

DailyMail İngiliz futbol tarihindeki 1 milyon pound'dan büyük rekorları listelemiş. Trevor Francis'in Forest'a transferi ilk milyonluk transfermiş ve tam 30 sene olmuş. Brian Clough milyonluk ilk transfer olmasın, hayatı boyunca bu sıfatla anılıp baskı altında olmasın diye 999,999 pound verilmesini istemiş Birmingham'a. Öyle de olmuş ama sayı, vergilerle geçmiş 6 haneye yani.

Tabi ben bilmem o zamanları iyi oynamış ama dünya yıldızı falan da olmamış sonuçta Ama efsane Forest'in Malmo'yü 1-0 yendiği ve Avrupa'da ilk kez 1 numara olduğu maçtaki aşağıdaki efsane uçan kafa golünün sahibi.

Bir de Stan Collymore'u çok severdim. Çok erken düştü formu, sakatlıklar falan, sonradan Oviedo'ya kadar düşen bir kariyer. Sonra Temel İçgüdü 2. Bambaşka yollar...Liste aşağıda.

  • 1979 - £1.18m Trevor Francis (Birmingham City to Nottingham Forest)
  • 1979 - £1.43m Steve Daley (Wolves to Manchester City)
  • 1979 - £1.469m Andy Gray (Aston Villa to Wolves)
  • 1981 - £1.5m Bryan Robson (West Brom to Manchester United)
  • 1986 - £2.3m Mark Hughes (Manchester United to Barcelona)
  • 1987 - £3.2m Ian Rush (Liverpool to Juventus)
  • 1989 - £4.25m Chris Waddle (Tottenham Hotspur to Marseille)
  • 1991 - £5m David Platt (Aston Villa to Bari)
  • 1992 - £5.5m Paul Gascoigne (Tottenham Hotspur to Lazio)
  • 1995 - £7m Andy Cole (Newcastle United to Manchester United)
  • 1995 - £8.5m Stan Collymore (Nottingham Forest to Liverpool)
  • 1996 - £15m Alan Shearer (Blackburn Rovers to Newcastle United)
  • 2002 - £29.1m Rio Ferdinand (Leeds United to Manchester United)

10 Şubat 2009 Salı

Chelsea'nin Hocaları

Chelsea'nin yakın zamandaki hocalarını performansları böyledir. Abramoviç soyunma odasına giriyor mudur bilmem ama alır adamı aşağı big Phil falan dinlemez. Hoddle %31 kazanma yüzdesiyle 3 sezon dayanır, Phil 56 ile uçar gider. E tabi eski Chelsea değil. Paranın başarı getirdiği bir kulüp. Kazanılmış 2 şampiyonluk var sonuçta hem de 50 yıl sonra gelen.

Abromoviç döneminin en kötü ilk 25 hafta performansı Scolari'ninki. Bir de daha önemli belki de iç sahada en uzun süre yenilmeme rekoru(85 maç) da gitti.



Alttaki listede sezonwise olanı. Hoddle zamanı Chelsea ben diyim Middlesbrough siz diyin Ankaragücü. İkinci Gullit sezonu Gullit 2 yeniyor 1 yeniliyor, Vialli geliyor 1 yeniyor 1 yeniliyor. 20-3-15. Ya herro ya merro takımı heralde ama çok da hatırlamıyorum. Sonnra 3-6 arası bildiğimiz Chelsea. Son Ranieri sezonu efsane namağlup Arsenal'in arkasında 2.(bir nokta daha koymam gerekiyor mu la, kitlendim) Sonrası çok taze zaten.

Rijkaard, Hiddink, Mancini derken az önce Ancelotti ismi atıldı. Van Gaal olabilir mi acaba? Dünya Kupası bu yaz olsa Capello diyeceğim ama adı üstünde 2010. Eski futbolcu genç teknik direktör olaylarına girebilirler mi? Düşük ihtimal sanki, Poyet, Wise bu işlerde zaten. Desailly yakışır sanki. Sezon sonuna kadar caretaker'a ondan sonra isim olarak büyüklerden biriyle devam edilir bence. Aman neyse, yazın Abromoviç ile Mourinho kucaklaşsa, kırgınlıkları unuttuk, temiz sayfa açtık falan filan, al sana Episode 2. Mourinho Ada'ya daha çok yakışıyor, sevmem etmem o ayrı.

9 Şubat 2009 Pazartesi

Batuhan ve Eskişehir tribünü



Her topu indiriyor tamam. Bu yaşta fizik olarak bu kadar dominantlık süper. Goller atıyor pozisyonlar hazırlıyor. Takımın hücum çabasında merkezde o var. Kornerler bile balon gibi atılıyorki Batuhan pozisyon alıp topun altına girmeye zaman bulabilsin. Çok doğru çünkü adam indiriyor. Ama bu yaşında bu kadar yavaş bir oyuncu nasıl bir 15 senelik kariyer bekliyor çok merak ediyorum. Özellikle topla çok yavaş. Koller'den beter yani akla gelen ilk örnek o oldu.Yaşlanıp daha da yavaşladığı halini düşünemiyorum. Özel hocalar tutup hız çalışmalı kesinlikle. Eskişehir'in 2. golü bu ülkede az görülecek bir kontraatak golü. E Batuhan hani yavaştı nasıl kontratak golü attı diye sorarsanız ne olacak? Yavaştı amaa.



Yukarıdaki futbol zekası fakirinin kotu gözüme çarptı. Ben memurum ama haftasonları dünyanın en kötü kotu olsa da neden uyduruk kot giymeyeyim adamı sanki.



Es-Es taraftarı yine aralarında kavga ettiler ama yine süperlerdi. Bandosuyla Dale Cavese ile sessiz sessiz kırmızı siyahıyla. Takım renklerinin yüzde bakımından en çok seçildiği tribün ilan ediyorum tebriklerimle beraber. Ama yukarıdaki ne ya?

Bir de Batuhan bu yaşında bir Baba Hindi çektiren oyuncu statüsüne yükselmiş. 4 aydır kiralık oynadığı takımda hem de. Ayrıca Eskişehirspor'da Petr Cech ve Andriy Voronin var. Anlayan anladı.

1000 kişilik bilet sırasında en öne geçip araya kaynamaya çalışan önüne geçtiği adamdan uyarı gelince ne var dayı biz de bilet alıyoruz diye bağırarak cevap veren 15 yaşındaki gence selam olsun. Popüler şarkının melodisiyle "Anlamamışsın, anlayamazsın".

5 Şubat 2009 Perşembe

MSG'nın havasında birşey var


New York bir umutla beklesin LeBron'u 2010 için. Ama 2 maçtır tarihe tanıklık ediyorlar. Gerçi kendi takımları posterde üzerinden smaç vurulan adam rolünde ama olsun. MSG bu kadar önemli ya bu bile süper his. Salonun özel istatistikleri var.

Önce Kobe 25 senelik Bernard King'e ait 60 sayılık salon rekorunu kırdı 61 ile.


Dün de LeBron şov yaptı. 2008 martta çok yaklaşmıştı ama bu sefer yaptı. 50 sayı, 10 asist 8 ribaund yapmıştı. 1975 Jabbar'dan sonra ilk kez bir oyuncu 50 atıp triple-double yapma başarısı gösterdi. 52-11-10. Yukarıda bahsettiğim 50-10-8'i kime karşı yapmıştı? MSG'de NewYork'a karşı tabiki de.

Bu olaya kendi açıklaması:"I never thought you could look at the box score and see somebody with 50 with a triple-double, but it's happened."

LeBron MSG'de 1'den çok kez 50 sayı atan 2. adam oldu. Kim 500 milyar ister 50 TL'lik ilk soru: LeBron'dan önce bunu başaran kimdi?

4 Şubat 2009 Çarşamba

Bak hala çekiyo

Ardayı yakan fotoğraflar! Yakan fotoğraflara gel. Ben de birşey zannettim. Bu adam sevgilisiyle oturamayacak mı? Sıcakta üstünü çıkartmayacak mı? Tamam Arda'ya sorsalardı fotoğrafı koymadan önce izin alma anlamında büyük ihtimal "ne gerek var koyma şimdi internete falan" derdi ama büyütülecek ne var bunda.

Arda'ya kızdığım tek nokta: Sen de mi kendi fotoğrafını çekiyorsun arkadaş, yapma, kıyma kendine.

3 Şubat 2009 Salı

140 Milyon Pound!

Hadi City'i araplar aldı, Tottenham'a noldu peki? Gitmek isteyen Berbatov'u 36 milyon pound'a sattık diye gaza geldiler heralde. Şu an 6 galibiyet, 6 beraberlik, 12 mağlubiyet ile 14.lük ama düşme potasının 1 puan üstü. Sezon sonunda ne olur? Seneye ilk 4 inşallah olur.


Vedran Corluka - 13,25 Mİlyon Pound



David Bentley 21,12 milyon Pound

Roman Pavlyuchenko - 16,70 milyon Pound



Huerelho Gomes - 8,64 milyon Pound
Luka Modric - 20,16 milyon Pound
Giovanni Dos Santos - 5,76 milyon Pound
Juande Ramos için Sevilla'ya 0,5 Milyon Pound
Ramos ve ekibine onları gönderirken tazminat olarak 2,5 milyon Pound



Redknapp'a yıllık 3 milyon Pound verebilmek için Portsmouth'a 5 milyon Pound

Wilson Palacios - 14,4 Milyon Pound
Pascal Chimbonda -3,07 milyon Pound



Jermain Defoe - 15,74 milyon Pound


Robbie Keane - 16,03 milyon Pound

Not: Futbolcu bonservis rakamlarının transfermarkt'tan aldım. Onların yalancısıyım.

1 Şubat 2009 Pazar

Nonda'nın golünü gören oldu mu?



Nonda dün çok güzel bir gol attı. Pilot kameradan öyle geldi bize. E ya tekrar görüntüleri? Bir tane kale içi kameradan bir tane diğer kale arkası zoom kameradan alakasız 2 görüş açısı. Nerde Kale arkası kamerası nerde bütün golü yakayabilen zoom. Adamın golü güme gitti. Dijital yayın nedir bilmiyorlar, haftada 5 maç yayınlamayı marifet ve cömertlik olarak görüyorlar ama maç özetinin en iyi yakalanması gereken anını yakalamıyorlar. Yurtlar turnuvasında 15 kişinin izlediği maçta takımın attığı golü bir tane el kamerasıyla daha iyi yakalayan arkadaşa selam olsun. Sana selam olmasın yayıncı kuruluş.

Ayrıca en al da at dercesine atılan pasta topu kaleye itekleyip tek başına gol sevinci yaşamaya giden forvetler ortalarda dolanırken, cezasahası dışından sert plaseyle köşeyi bulan golü attıktan sonra, hiç de asist olmayan pasa rağmen Sabri'yi göstererek gol sevincini onla paylaşan Nonda'ya da selam olsun.

Nadal ve araya kaçan donu şampiyon











Yine çok güzel maç oldu. Nadal insan değil. 2 günde 10 saatte yorulmasa bile sıkılır insan. Adama gıcıklığımın tek nedeni çok güçlü, çok enerjik, çok yorulmaz olması. Kıskanıyorum ulan.

Psikolojik yenilgisini kabullenmiş Federer. Son sette 4-1 iken pes etti gibi. Spiker de zaten o ara "kazanacağına inanmıyor gibi Federer" dedi.

Tek tek anlatmak mümkün değil. Böyle maçlar izlediğimiz için şanslıyız.

Federer çok fazla itiraz etti kararlarına yarısı haklı gibiydi ama yine de beni bile sinir etti biraz. Maçı ilk servis atamamakla kaybetti bence.

Nadal ise 4.5 saat boyunca araya kaçan donunu çekmedi mi illet oldum. Lan git Nike'a söyle araya kaçıyor bu bi çözüm bulun de, adamlar köpeğin olur 2 dakikada, mühendisleri tam mesai sana çalışır. 4.5 saatlik şölenin çekilmeyen tek unsuruydu.

31 Ocak 2009 Cumartesi

Pazar günü saat kurmak

Evet nolur nolmaz saatlerimizi kuracaz yarın en geç 10'a. El yüz yıka, lens tak, ekmek falan al, TV önüne küçük bir kahvaltı sofrası derken işte saat 10.30. Federer-Nadal Avustralya açık finalinde ilk defa. Nadal-Verdasco yarı finalini izleyemedim iş vardı güç vardı. 5 saat 14 dakika. Neredeyse bizim mesaiye denk, arkadaş.

Nadal'dan başka herhangi biri olsa yorgunluktan dolayı dezavantajlı derim(Finalin de 5 sete gitmesi yüksek ihtimal) ama Nadal bu, diyemiyorum bir türlü. Federer-Nadal rivalry'e değinmiştik daha önce. Bu rekabet dünya üzerindeki en iyisi şu an bence. Bu aynı adamların biri Sovyet diğeri Amerikalı olması gerekiyordu ve soğuk savaş döneminde olmak gerekiyordu bunun daha ötesine geçebilmek için.



Sabah uyandım, Williams ilk sette 1-0 önde Safina karşısında. Neyse markete gidip geleyim dedim, 6-0 ilk set bitmiş, 2.de 4-1. 58 dakikada biten bir final. Psikoloji nasıl bir etken anlayamıyorum. Rakibinin gözlerinin içine bakamayan Safina orada belli etti mi acaba kaybettiğini? Konsantrasyon değil gerginlik, tedirginlik gibime geldi bana o soğuk duruş.

28 Ocak 2009 Çarşamba

Kenwyne Jones

Severim ben kendisini. Fuleli adımlar, güçlü fizik. Premier Lig santraforudur bana göre, Adebayor gibi. Gerçi sezonda 10-15 golü geçemez kariyeri boyunca bence ama hep faydalı olacaktır takımlarına.
Tottenham'ın atladığı adamlardan biriydi. 4,5 yıllık kontratı kaptı, golü de attı, keyifler yeriden tabi. İlk bakışta anlamadım fotoğrafı ama sonra hoşuma gitti. Üzerine boş boş konuşayım, öyle sade sade vermektense diye düşündüm. İyi bok yedim.