28 Temmuz 2009 Salı

O da Şehir Bu da





Millet nelerle uğraşıyor biz neyle? Millet rekabetin tozunu atmış bizimkinde hala dava yazıyor, idari mahkeme yazıyor.

Şöyle bitsin o zaman aynaya bakarak.

"Saçımı taradım, keşke yüzümü de tarayabilseydim." Charles Bukowski.
"Tipimi sikim" Umut Sarıkaya

Melekler Korusun'da Zaman Kayması



Melekler Korusun dizisini ara ara takip ediyorum. Hoş, takip etmesem nolacaktı, playstation oynayacaktım.

Önce şunu söyleyim senaryo 2-3 haftadır çok sinir bozucu olmaya başladı. Çok kötü, iğrenç demiyorum -aslında biraz(!) da kötü- bildiğin sinir bozucu, gerici bir akış var. Gerici derken de gerilim filmi tadında. Gerekli mi gereksiz mi? Gurbette okuyan kızlara ve annelerine ithaf ettiğin dizinin son 3 bölümü bekaretten, korunmasından kontrolünden geçilmiyor. İnsanın içine kurt düşürmeye mi çalışıyorsun senarist arkadaşım. Bir yandan da bu kadarını beklemeyeceğin bir anneden aşırı koruma motivasyonuyla kızını okuldan alma isteği. Kızlar böyle sorunlarla çok karşılaşıyordur, iyi mi etti ailelerin gözüne sokarak bakın bu kadar baskı yanlış anlamında.

Bence birincisi. Senarist sıkıntıya girdi, dram dram üstüne... Düzgün dram başım gözüm üstüme ama bir an bütün dizi jinekologda buluşacak sandım valla. Ayrıyeten bu kadar baskıya bu kadar mı itiraz bu kadar mı isyan? Sen öyle senaryo yazarsan ben de isyanı teşvik edenini yazarım bunun.

Neyse işte, dizi dün biraz zortladı gözümde. İtibar kaybetti. Bakış açısı değişiktir tabi senaristin ama matematiksel hatalar vardı malesef. B

Biz bile şurada çalışırken bir iş yapıyoruz. İş teslim edilmeden önce 40 ayrı göz kontrol eder. Hala da ufak tefek hatalar ollur eyvallah da, major bir hatayla çıkarsa iş elimizden o zaman sorun vardır.

Dün dizide şöyle oldu. Zaman çizelgesini tutturamadılar. Kaymalar yaşadılar olmadı. Öncelikle Esin'in annesi Esin'e abin 10 arabasına aldı bile biletlerimizi dedi. Özgür ile sevgilisi (ismini bilmiyom) kapanma saati 10 olan markette, aşağıda çalıştıklarını haber vermedikleri için unutuldular ve kapalı kaldılar. Ya da çocuk bilerek tezgah kurdu, ayarladı ortamı falan.
Esin evden çıkarken -saat en geç 9,30 olsun- Özgür'ü aradı ulaşamadı (markette uyuyolardı heralde orada bir 15 saniye kaçırdım içeri bira almaya gittiydim). Esin otobüse binmek üzereyken Özgürü aradığında(saat 10'da) Özgür ile çocuk çoktan sevişmiş, marketteki yatakta temiz 1-2 saattir uyuyor gibilerdi. Zaten Özgür uyanmadı da orası ayrı mevzu.

Ve bütün bunnar olurken o büyük kızla kapıcı J.R Kadıköy evlendirme dairesinde nikahlanıyorlardı. Saat nerden baksan 9 falan:) Olur mu öyle bilmem ama devlet dairesi diye düşündüm kafadan.

Dediğim gibi saate taktım da, bu dizinin içinde sanal reklamdan öte senaryo reklamı yapmıyorlar mı illet oluyorum. Bilmemne kart ile nakitmiş de ıvır zıvır...

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Good Morning Megan Fox


Fotoğrafa tıklayın, sizi gerçeküstü yerlere götürecek.

17 Temmuz 2009 Cuma

Yaşasın Yeni Kraliçe

Gülay Özdem. Kanal 24'teki Sesler Yüzler Mekanlar'dan azıcık hatırladım Yiğit Özgür ile mülakat yapmıştı. Banu Güven'i en son Santana röportajında görmüştüm, hafiften de sinir olmuştum zaten bir umursamazlık, bir hazırlıksızlık, lakayıtlık... Gülay Özdem 3 ay önce transfer olmuş NTV'ye, gece 3 haberlerinden bu kadar sürede saat 10 haber kuşağına terfi. Gerçi yaz mevsimi izindi, tatildi etkilidir. Ama Yaşasın Yeni Kraliçe. Ben ısınamamıştım zaten Banu Güven'e. Gülay Hanım da soğuk nevale gibi ama yeni insanın ilgisini çekiyor işte. Tarih böyle yazılıyor, biz yeni yüzü sevmişiz çok mu?




10 Temmuz 2009 Cuma

Estadio Unico


Estudiantes-Cruzerio maçının özetini izlerken gördüm. Güzel mi, çirkin mi karar veremedim ama işte değişiğime gitti. La Plata şehrinin iki takımı Estudiantes ve Gimnasia kullanıyormuş. Estadio Ciudad de La Plata yani La Plata Şehir Stadyumu ismi ama Estadio Unico diye biliniyor. Gerçekten de unique bir stadyum. 53.000 kişilik.

İnşaatı biraz sıkıntılı geçmiş, yapım aşamasında yeni ihaleler yeni şirketler falan... 2003'te açılmış tam olarak. Ekonomik krizin allahını yaşamış Arjantin'deki bu süreç burada da var, hikaye de nerdeyse aynı. Nedense ülke olarak çok benzetirim ikimizi zati.

Açık görüntüsü daha güzel gibi ama tribünlerin üstü de kapatılacakmış.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Keleberson & Cristiano Ronaldo



O nasıl duruş Kleberson? Forma birisine büyük gelmiş diyecem ama o adam da daha geçende Brezilya Milli takımında oynadı.
Cristiano Ronaldo da tam endüstri meslek lisesi son sınıf tipinde, boynu armut sapı gibi. Geçenki imza töreninde şundan bi 10 kilo fazladır kesin. Tatilde yatmıştır camış gibi ama kilo almış benden söylemesi.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Ne Bu Acelen?


Sahibinden.com'da adam BMW 8.40 Ci ilanını yukarıdaki gibi vermiş. Acil satmak istemek, ilanı acil vermek...Ben de donanım istiyom sagibinden acil.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

İzlemediğim maça post #1: Federer Vs. Roddick



İlk olarak spor kıyafet içinde ne gadder şık olunabilir? Federer bu alanda da gönlümün rekorunu kırmıştır. Nike sağolsun.

Roland Garros ve dünden sonra artık kağıt üzerinde en iyisi o. Tek başına. Tipini, stilini, oyununu, kaşını gözünü sevmeyeni vardır ama en tepede bu adamın ismi yazacak. 15 Grand Slam'li 27 yaşında bir oyuncu olarak. Başka birinin bu kadar domine edeceğini Federer göremez gibime geliyor. Atıyorum 20 Grand Slam ile bitiren Federer, hayal ürünü Maxim Tsigalko'nun 21. Grand Slam için çıktığı şampiyonluk maçına gitmeye ömrü yetmez. Sampras dün bunu yaşadı. İnsan ister istemez üzülüyordur, muhakkak, kesin ya da bence. Nasıl atış cümleler kuruyorum belli değil.



İzleyemedim ama kağıt üzerinde efsane maç gibi görünüyor. Ama biraz okuyunca seyir zevki o kadar da yüksek değilmiş gibime geliyor. 2. setin tie-breakinde 2-6'dan seti alması maçın hikayesi olmuş. Final seti 16-14 biten maçta Federer 223, Roddick 213 puan almış. Servisler artık çok etkili top oyunda daha az kalıyor falan filan diyebiliriz. E tabi Roddick gibi servis uzmanı da var bir tarafta (Bu arada şöyle bir terslik söz konusu Roddick 27, Federer 50 ace atmış. Federer'in servisleri de süper ama baya şaşırdım yani Roddick'i 2'ye katlamasına) Şöyle de destekleriz: Roddick 5 kez servis kırma şansı yakalamış 2'sini kullanmış, Federer 7'de 1. O da maç puanı işte zaten. Koca maç boyu sadece 12 kez servis kırma şansı yakalamış oyuncular. İlk serviste puanı alma Federer %89, Roddick %83. Federer 38, Roddick 39 oyun almış. 77 Oyun 255 dakikada. Geçen sene finalinde 62 oyun 288 dakika sürmüş. E boşuna belki de tarihin en iyi maçı denmiyor ona.



Ya da ben maçı izleyemedim ya bok atıyorum şöyleydi böyleydi diye. Ama yok bu sadece servis oyunlarının alınıp, servis kırmanın iyice zorlaşmasına sinir oluyorum sanırsam. Allahın estetik fakiri Karloviç bile servislerinin gücüyle ve daha dik gelmesiyle etkili olabiliyor artık zira çeyrek final oynadı şurda.
Üstteki foto baya bi büyüyo tıklayınca. Federer çocuk gibi şen.

2 Temmuz 2009 Perşembe

Ankaragüçlü Hakan Boyav



İyi tiyatrocudur. Sağlam Ankaragüçlü olduğunu bilirdim ama bu kadarını tahmin etmezdim. Vassell'i karşılayan (havaalanı mı ki acaba?) kalabalığın en önünde gördüm Ntvspor'da izlerken haberi.

29 Haziran 2009 Pazartesi

R.I.P Mavi Bilgisayar


Daha dün dolanırken bir terslik olduğu belliydi. Toplasan 8-10 tane LCD TV vardı hepi topu. Yavaştan toparlanmacaymış meğersem. Hızlı yükselişlerinden sonra varlıkları bir anda son buldu.
"Önemli olan zirveye çıkmak değil, zirve de kalabilmektir"
Bu nasıl laf lan? Zirveye çıkmak sanki hiç önemli değilmiş gibi. Aha bu da benim lafım o zaman "Zirveye çıkmak da önemlidir arkadaş"

Felipe Melo Vs. Eddie




26 Haziran 2009 Cuma

GS'li Akdarı, İskenderun'lu İsmail Köybaşı ve Mobileti



Yukarıdaki fotoğraf Hatay'ın Altınözün'nün Akdarı köyü. Gökhan Zan'ın köyüymüş işte. Koca köy GS'ye transfer olmuş haberinin fotoğrafı.



Bu ise İsmail Köybaşı. "Tatilini doğup büyüdüğü iskenderun'da yapıyor"u duyduğum anda allah dedim. Genç futbolcu, daha 1 senelik profesyonel. Anasının babsının yanına gitmiş. Loran Vayloyan da üşenmemiş İskenderun'a kadar gitmiş. Haberin açılışı afilli olsun şehri anlatsın gibi bişe düşünmüşler sanırsam. İsmail mobilete binmiş. Başka ne olabilirdi? Döner yiyebilirdi. Ama mobilet daha iyi sanki.

Michael Jackson-Farah Fawcett-Kenan Evren

Dün aklıma gelen bir post koyayım derken yeni gördüm ve şu an yıkıldım. Bir devir kapandı. Çok severim kendisini ama uzun uzun analizler yapacak değilim tabiki de. Modaya uyup R.I.P diyeyim.

Farah Fawcett da dayanamamış kansere. Şu dişlek olan. Şöyle güzelce analım onu da.

tosun: farrah'ı da mı beğenmiyosun?
şener şen: farrah hangisi? şu dişlek olan mı?
t: evet
ş: en koftisi o be. bakın çocuklar ben amerika'dayken
münir özkul: nerdeyken, nerdeyken?

ş: amerika'dayken
m: haa, amerika'dayken
ş: evet, amerika'dayken... arkadaşlar bi parti veriyolardı sağolsunlar beni de çağırdılar. bu farrah mıdır nedir işte o da ordaydı. o zamanlar figürandı tabii. çok asıldı bana ama yüz vermedim karıya.
t: farrah mı asıldı?
ş: evet... böyle karılara fazla yüz vermeye gelmez.


ntvmsnbc'de bu 2 ölüm haberini gördüm. Yanlarında da kenan evren resmini. Aha bu da öldü lan dedim. Haberi anlayana kadar geçen minimal sürede ölmüş olmasını mı isterim ölmemiş olmasını diye düşündüm.

"Eğer halk ‘Evet, yargılansın’ derse, milletimin önünde herkese söz veriyorum. Bu işi yargıya bırakmam. İntihar ederim. Çünkü bu lekeyle yaşayamam" demiş.

Bunca senedir yaşıyosun ama paşa paşa. 90 küsür yaşındaki adam yaptığı halttan 30 sene sonra halkın oylamasının arkasına sığınıyor. Yaşadığı dönem de olmasa da aklı başında insanlar gelecektir bir zaman, kitapları açıp tarihi, 80leri okuyacaklardır, hak ettiği leke işte o zaman üstüne çok yakışacaktır. Lise ismiydi, bulvar ismiydi... Yavaş yavaş başlamak lazım.

19 Haziran 2009 Cuma

87 yaşındaymış, 1.96 boyundaymış



Şaşırdım valla. 87 yaşındaymış. Bu adam, daha 4 sene önce Star Wars idi, LOTR idi dövüşüp durmuyor muydu arkadaş. E tabi 50 sene önceki Dracula'da bile 18'lik delikanlı olmadığı barizdi ama insan 1922 görünce şaşırıyor.
Bir de boyu 196 imiş
. Çekmiştir biraz gerçi ama buna da çok şaşırdım. Bu yaşa geldim, ünlü adam, TVye çıkan adam uzun çıkınca şaşırıyorum valla ben.

17 Haziran 2009 Çarşamba

Breaking Bad


Kaliteli senaryo, komple süper oyunculuk. Lost baydı, Prison Break (Dün Star'da gördüm "Büyük Kaçış" olarak) bitti. Diğerleri gözden mi düştü artık bilemiyorum ama en güzeli sanki. Dizi budur.


Oyuncu da budur. Bryan Cranston. Seinfeld, Malcolm üstüne "How I Met Your Mother" dan sen Walter White diye bir karakter çıksın.